Kronik Yorgunluk Sendromu İçin Yeni Biyobelirteçler Belirlendi
Cornell Üniversitesi araştırmacıları, kronik yorgunluk sendromu (ME/CFS) için kan plazmasında bulunan hücresiz RNA'ları inceleyerek hastalığa özgü biyobelirteçler belirledi. Bu çalışma, tanısı zor olan ME/CFS için gelecekte güvenilir bir kan testi geliştirilmesinin önünü açabilir. Araştırmada bağışıklık sistemi düzensizlikleri ve hücre tiplerinde farklılıklar tespit edildi. Detaylı gelişmeler için sağlık haberleri sayfasını takip edebilirsiniz.
11 Ağustos 2025 | 6 dk okuma | Yazar: Erkan Turan
Cornell Üniversitesi araştırmacıları, kronik yorgunluk sendromu (ME/CFS) olarak bilinen ve teşhisi son derece zor olan hastalık için önemli bir adım attı. Yapılan çalışmada, kan plazmasındaki hücresiz RNA’ların taranmasıyla hastalığa özgü biyobelirteçler belirlendi. Bu buluş, gelecekte ME/CFS için güvenilir bir kan testi geliştirilmesinin önünü açabilir.
ME/CFS neden teşhis edilemiyor?
ME/CFS, şiddetli yorgunluk, uyku bozukluğu, baş dönmesi ve beyin sisi gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Ancak bu semptomlar başka birçok hastalıkta da görüldüğü için doktorların doğru teşhis koyması zorlaşıyor. Şu anda hastalığı kesin olarak ortaya koyan bir laboratuvar testi bulunmuyor.
Araştırmanın yöntemi neydi?
Cornell ekibi, ME/CFS hastaları ve sağlıklı kişilerden alınan kan örneklerini analiz etti.
700’den fazla farklı RNA transkripti tespit edildi.
Makine öğrenimi modelleri kullanılarak bu farklılıklar sınıflandırıldı.
Sonuçta ME/CFS hastalarında bağışıklık sistemi düzensizliği, T hücresi tükenmesi ve hücre dışı matris bozuklukları belirlendi.
Öne çıkan bulgular
Hastalarda plazmasitoid dendritik hücrelerin yüksek seviyede bulunduğu gözlendi. Bu hücreler, tip 1 interferon üretiminde rol oynuyor ve aşırı bir antiviral tepkiye işaret ediyor.
Monositler, trombositler ve farklı T hücresi alt gruplarında da belirgin farklılıklar görüldü.
Bu biyolojik işaretler, ME/CFS’nin yaygın bir bağışıklık sistemi dengesizliğiyle ilişkili olduğunu gösteriyor.
Tanıya katkısı ne olacak?
Araştırmacılar, geliştirdikleri RNA tabanlı sınıflandırıcıların hastalığı tespit etmede %77 doğruluk oranı sağladığını açıkladı. Bu oran tek başına klinik test için yeterli olmasa da, ME/CFS teşhisine giden yolda önemli bir ilerleme olarak değerlendiriliyor.
Uzmanların değerlendirmesi
Cornell’den Doç. Dr. Iwijn De Vlaminck:
“Hücrelerin kanda bıraktığı moleküler parmak izlerini okuyarak ME/CFS için bir teste doğru somut bir adım attık. Bir tüp kan, hastalığın biyolojisine dair önemli ipuçları veriyor.”
Profesör Maureen Hanson ise hastalığın kapsamını şöyle özetledi:
“ME/CFS vücudun farklı bölgelerini etkiliyor; sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve kalp-damar sistemi. Plazma analizi, bu sistemlerde neler olup bittiğini görmemizi sağlıyor.”
Uzun COVID ile bağlantı
Araştırma ekibi, ME/CFS’nin uzun COVID ile benzerlikler taşıdığını ancak ayrı bir hastalık olarak tanınması gerektiğini vurguluyor. Çünkü ME/CFS’nin sanılandan daha yaygın ve daha şiddetli olduğu belirtiliyor.
Sık Sorulan Sorular
ME/CFS nedir?
Kronik yorgunluk sendromu; şiddetli yorgunluk, uyku sorunları, beyin sisi ve baş dönmesi gibi belirtilerle seyreden, günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlayan bir hastalıktır.
Yeni biyobelirteçler neyi değiştirecek?
Kan testleriyle daha doğru teşhis yapılabilecek ve hastalık diğer benzer rahatsızlıklardan ayrılabilecek.
Bu yöntem kesin tanı için yeterli mi?
Henüz değil. Ancak %77 doğruluk oranı, gelecekte geliştirilecek testler için büyük bir başlangıç.
Araştırma kimler tarafından desteklendi?
Çalışma, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri ve WE&ME Vakfı tarafından finanse edildi.
Meta Açıklama
Cornell araştırmacıları, kronik yorgunluk sendromu (ME/CFS) için kan plazmasındaki RNA’lardan biyobelirteçler belirledi. Bu gelişme, gelecekte güvenilir bir kan testiyle teşhisin mümkün olabileceğini gösteriyor.
Hashtagler
#sağlıkhaberleri #ME/CFS #kronikyorgunluk #bilimhaberleri
İstersen bu haberi Google Discover & News uyumlu schema kodu ile de tamamlayabilirim. Onu da eklememi ister misin?