Özel Üniversitelerde Yemekhane Krizi: Öğrenci Aç, Kampüs Pahalı İşletmelere Emanet
22 Kasım 2025 • Eğitim Haberleri
Haber Merkezi | Özel Haber
Okuma süresi: ~3 dakika
Özel üniversitelerde neden öğrenci yemekhanesi yok? Neden personel sıcak yemekteyken, öğrenciler koridorlarda simitle günü kurtarmaya çalışıyor? Yüksek öğrenim için zaten çok yüksek ücretler ödeyen gençler, bir de kampüs içinde fahiş fiyatlı işletmelere mecbur bırakılıyor.
Türkiye’de birçok özel üniversitede öğrenci yemekhanesi ya hiç yok ya da sembolik, kantin kültürü ise neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumda. Yerine, adeta AVM mantığıyla işletilen pahalı kafe ve restoranlar almış görünüyor.
Öğrenci Aç, Kampüs Pahalı İşletme Dolu
Özel üniversitelerin önemli bir kısmında tablo şöyle:
Öğrenciye ait uygun fiyatlı yemekhane yok.
Bazı kampüslerde kantin bile bulunmuyor.
Kampüs içinde yalnızca yüksek fiyatlı kahve zincirleri, restoranlar, gurme büfeler yer alıyor.
Bir öğün yemek fiyatı, çoğu öğrencinin günlük ulaşım + kahvaltı bütçesini geçiyor.
Bu nedenle birçok öğrenci:
Öğle aralarında hiçbir şey yemeden derslere giriyor,
Sadece ucuz bir çay–poğaçayla günü geçirmeye çalışıyor,
Akşam eve aç döndüğünü söylüyor.
Bu tablo, “Üniversite, gençlerin aç kaldığı yer olmamalı” tepkisini her geçen gün büyütüyor.
Personel Yemekhanesi Var, Öğrenci İçin Yok
En çok tepki çeken noktalardan biri de şu:
Aynı kampüste personel için ayrı, uygun fiyatlı yemekhane bulunurken,
Öğrenciler için benzer bir imkânın sunulmaması.
Uzun saatler kampüste kalan, yoğun ders programı ve proje yüküyle boğuşan öğrencilerin, temel bir hak olan ulaşılabilir ve sağlıklı yemek hizmetinden mahrum bırakılması, veliler ve eğitimciler tarafından “kabul edilemez” olarak nitelendiriliyor.
Veliler, “Yıllık ücretlerde dünyayı isteyen üniversite, öğrencisine bir tabldot yemek çok mu görüyor?” diyerek isyan ediyor.
Kantin Kültürü Yok Oluyor: Geçmişten Gelen Geleneğe Veda
Türkiye’de özellikle devlet üniversitelerinde yıllardır süren bir “kantin kültürü” var:
Uygun fiyatlı tost, çorba, çay
Öğrencilerin sosyalleştiği, dinlendiği alanlar
Herkesin bütçesine hitap eden basit ama erişilebilir menüler
Ancak pek çok özel üniversitede:
Kantin yerine “lüks kafe” ve “butik restoran” modeli öne çıkıyor.
Öğrencilerin “oturup çay içelim” diyeceği bir alan bile, yüksek fiyat etiketiyle karşılarına çıkabiliyor.
Böyle olunca kampüs içi sosyalleşme bile paraya bağlı hale geliyor; parası yetmeyen öğrenci, hem aç kalıyor hem de sosyal hayatın dışında kalıyor.
Öğrenciden Bir Ton Para Al, Yemek Hizmeti Sunma: Bu Sistem Nereye Gidiyor?
Özel üniversiteler:
Kayıt, katkı, eğitim ücreti, materyal, servis, yurt gibi birçok kalem üzerinden ciddi ücretler talep ediyor.
Buna rağmen, en temel ihtiyaç olan “ulaşılabilir yemek” konusunda çoğu zaman hiçbir sorumluluk almıyor.
Eleştirilerin odak noktası şu:
“Madem öğrenciden bu kadar yüksek ücret alınıyor, o halde kampüs içinde zorunlu öğrenci yemekhanesi ve makul fiyatlı kantin neden yok?”
Bu durum, hem sosyal devlet anlayışı açısından hem de eğitimde fırsat eşitliği ilkesi açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.
YÖK Devreye Girmeli Mi? “Öğrenci Yemekhanesi Zorunlu Olsun” Çağrısı
Gelen tepkiler ve tartışmalar, gözleri YÖK’e (Yükseköğretim Kurulu) çeviriyor. Hem öğrenciler hem eğitimciler şu başlıklarda düzenleme istiyor:
Özel üniversitelerde öğrenci yemekhanesi zorunlu hale getirilsin.
Yemekhane fiyatları için üst sınır ve standart getirilsin.
Kantinlerin sayısı ve niteliği, yalnızca ticari işletmecinin değil, öğrenci ihtiyaçlarının merkezde olduğu bir yönetmelikle belirlensin.
Kampüs içindeki ticari işletmeler için “öğrenci dostu fiyat” kriterleri tanımlansın, denetlensin.
Kısacası talep şu:
“Üniversiteler şirket gibi yönetilecekse bile, öğrencinin karnı üzerinden kâr edilmesin.”
Öğrencilerin Ortak Sesi: “Kampüste Aç Kalmak Kader Olmamalı”
Özetle:
Özel üniversitelerde öğrenci yemekhane eksikliği,
Kantin kültürünün yerini alan pahalı işletmeler,
Artan hayat pahalılığı ile birleşince, gençler için “kampüste aç kalma” gerçeğini doğuruyor.
Öğrenciler, veliler ve eğitim çevreleri, yükseköğretim kurumlarına ve ilgili otoritelere sesleniyor:
“Biz eğitim almaya geldik, aç kalmaya değil.
Yemekhane ve kantin, lüks değil; üniversite yaşamının temel parçası olmalı.”