Wuthering Heights: Bu Bir Sevgililer Günü Filmi Değil
80 milyon dolar bütçeli ve ülkemizde 14 şubat filmi olarak pazarlanan Uğultulu Tepeler filmini inceliyorum.
HABER İNCELEME: HÜSEYİN DORA ALHAT
Uyarı sevgilinizle gitmeyin. Eğer sevgililer günü planınız sevgilinizle akşam bir şeyler yeriz sonra sinemaya gideriz sinemada ya da sonrasında işler kızışır diye düşünüyorsanız bu film size göre bir film değil. Filmde birkaç ateşli sahne var yalan olmasın oralarda filmden çıktınız çıktınız çıkamadınız mı gece biter. Çünkü filmin sonu çok üzücü bitiyor ve film boyunca çok fazla drama var 2 saat 16 dakika boyunca boşu boşuna drama izlemiş hisssediyorsunuz. Filmden çıktıktan sonra bir yarım saat kendime gelemedim tadım çok kaçtı.
Bütçe kısmını inceleyelim 80 milyon dolar harcamışlar film kötü mü? Hayır film kötü değil çünkü o 80 milyonu detaylara yatırmışlar. Çok detaylarla uğraşılmış bir film izliyorsun. Kostümler çekimler şarkılar binalar bina içleri her şey çok güzel duruyor ve çok güzel çekilmiş. Tüm bunlar ve hikayenin de işlenmesindeki başarılı yerler filme 10 üzerinden 4 puan vermemi sağladı. Daha fazla veremedim çünkü filmi sevmedim. Bu filmi izlemeyi düşünenler kitaptan dolayı veya oyunculardan dolayı her türlü izleyecektir. İzleyecekseniz kesinlikle IMAX salonunda izlemeniz gerekiyor çünkü IMAX'in hakkını veriyor.
Hikayeye gelelim çok fazla dram var demiştim burda biraz anlatmaya çalışacağım neler oluyor diye ama işin içinden çıkabilir miyim bilmiyorum oldukça karışık. Ondan önce bu film bir kitap uyarlaması. Filmi izlerken anlıyorsun ki bu film çok müthiş bir kitaptan uyarlanmış. İtiraf etmek gerekirse ben kitabı okumadım. Salondaki insanların konuşmalaına kulak kabarttığımda kitapla alakası yok diyenler vardı. Zaten bu bir uyarlama olduğu için kitabın birebir aynısı olması gerektiğini düşünmüyorum. Fakat zaten bu film çok iyi bir uyarlama yapsaydı kitaptan ayrıştığı çok nokta olsa da izleyiciler kitapla alakası yok kitaptan kopmuş ya demezdi.
Neler oluyor bu filmde çok hızlı bir özet yapmaya çalışayım. Çok zengin bir adam ve bunun kızı var ve adam arkadaşlık etsin diye bir kız tutmuş kızına parayla. Aynı zamanda bir atçı bir de ev işleriyle ilgilenen bir kadın var sanırım bunlar da kenarda dursun. Adam bir gün sokakta babası tarafından dayak yiyen bir çocuk görüyor. Ne yapıyorsun çocuğa diyor sana ne diyor adam çok sevdiysen sen al diyor o da alıyor. Zengin adam eve getiriyor kızıyla tanışıyor çocuk ama kızın ve zengin adamın hayvanı gibi oluyor biraz. Bunlar olabiliyor çünkü eski zaman diliminde geçiyor. Kız ile oğlan iyi anlaşıyor büyüyorlar bu sırada kızın babası çocuğu dayak yemekten ve fakirlikten kurtarmasına rağmen o da dövüyor. Büyüyor bunlar kızın babası parayı kumarda kaybetmiş yıllar içinde bunlar üşüyor falan. Kız ve oğlan birbirine biraz yaklaşıyor yaklaşmalarını kızın atçı ve temizlikçi kadının sevişmesini izlemesi sağlıyor. O sırada çok zengin komşu taşınıyor. Kız kapağı zengin aileye atmaya çalışıyor. Zengin çocukla bu kız evleniyor zengin çocuğun kız kardeşi var unutmayalım. Burdan sonrasında o kadar drama var ki anlatamayacağım bu sadece başıydı yani öyle düşünün. Filmi özetlemek bir saat alıyor. Belki bu bir film yerine dizi olsa daha başarılı olabilirdi. İzlerken bana biraz Brigerton dizisini hatırlattı ondan keyif alanlar bunu da sevebilir. Ben o diziyi 10 dk izleyip bırakmıştım belki bir gün onu da inceleriz.
Bu film de böyle bir filmdi. Bir sonraki film incelemesinde görüşmek üzere.