️ 10 Ekim 2025

- “İnsani acil durumlarda ruh sağlığı: Neden artık ‘tamamlayıcı’ değil ‘hayati’?”
- “Toplumsal ruh onarılmadan bireysel iyileşme kalıcı olur mu?”
- “Afet biter, travmalar sürer: Sessiz belirtileri nasıl anlarız?”
Görünmeyen yaralar, sessiz çığlıklar
Budaklı’ya göre, fiziksel olarak “iyileşmiş” görünen pek çok kişi uzun süreli kaygı, uyku bozukluğu, suçluluk, öfke patlamaları, duygusal donukluk gibi belirtilerle yaşamaya devam ediyor.
Dr. Asil Budaklı: “Vücudu sağlam görünen birçok insan, yaşadığı travmanın ağırlığını sessizce taşımaya devam ediyor… Gerçek iyileşme, insanların iç dünyasında güvenin, anlamın ve umudun yeniden inşa edilmesiyle mümkündür.”
Klinikle sınırlı değil: Komşulukta, okulda, sokakta başlar
Ruhsal iyileşmenin yalnızca sağlık çalışanlarının omzunda olmadığını belirten Budaklı, toplum temelli psikososyal programların kırılgan grupları güçlendirdiğini, aidiyet hissini onardığını söyledi:- Öğretmenin öğrencisinin sessizliğini fark etmesi,
- Belediyenin oyun/etkinlik alanları kurması,
- Gazetecinin travma öykülerini özenle aktarması,
- Komşunun sessizleşen komşusunun kapısını çalması…
hepsi iyileşme zincirinin birer halkası.
“Beden iyileşir; ruh huzur bulmadan hayat tamamlanmaz”
Budaklı: “Hedefimiz insanların yalnızca hayatta kalması değil; yeniden umut edebilmesi. Ruh sağlığını korumak tıbbi bir görev olduğu kadar, insan onurunu ve toplumsal vicdanı koruma çabasıdır.”
Afet sonrası için hatırlatmalar (kısa rehber)
- Erken fark et: Uyku/iştah değişimi, kabuslar, yoğun suçluluk, sürekli tetikte olma, sosyal geri çekilme.
- Yalnızlaştırma yerine bağ kur: Aile–komşu–okul–sivil toplum hatlarını canlı tut.
- Rutin ve güven: Basit günlük rutinler (uyku/öğün/alışkanlık) sinir sistemini düzenler.
- Profesyonel destekten çekinme: Psikososyal destek, kriz dönemlerinde birincil ihtiyaçtır.















