Su Molası mı, Oyun Molası mı?
Futbolun en güzel yanı akışıdır. Bir takım rakibini bunaltır, tribün ayağa kalkar, baskı artar ve golün kokusu sahaya yayılır. Tam o sırada hakem düdüğü çalıyor: "Su molası!"
İşte o an, oyunun bütün ritmi bozuluyor.
Dünya Kupası gibi futbolun zirvesinde bile artık alıştığımız bu uygulama, bana göre futbolun doğasına aykırı. Oyunun temposunu yükselten takımın ivmesini kesiyor, savunmada bunalan ve nefes almakta zorlanan rakibe ise adeta can simidi uzatıyor.
Nitekim Avustralya karşısında A Milli Takımımızın maçında da benzer bir tablo yaşandı. Milli takım rakip yarı alana yerleşmiş, baskısını artırmış, tribünler gol beklerken gelen su molasıyla oyun bir anda durdu. Rakip teknik heyet oyuncularını etrafına topladı, taktik verdi, futbolcular nefes aldı, konsantrasyonlarını yeniden kazandı. Baskı kuran taraf ise doğal akışını kaybetti.
Peki bu durumda avantaj kimde oluyor?
Elbette oyundan düşen takımda...
Futbolda yıllardır duran toplar, sakatlıklar ve oyuncu değişiklikleri zaten oyunun temposunu zaman zaman kesiyor. Şimdi bunlara bir de planlı su molaları eklendi. Böyle devam ederse yakında "15 dakikalık çay arası", "yemek molası", "tuvalet molası" ve "ihtiyaç molası" da görürsek şaşırmayacağız.
Hatta şehirlerarası otobüslerdeki muavinler gibi bir görevli anons yapsın:
"Değerli futbolcularımız, 10 dakikalık dinlenme tesisinde ihtiyaç molası veriyoruz. Lütfen sahaya zamanında dönelim."
İşin mizahı bir yana, futbol kesintisiz oynandığında güzeldir. Oyuncuların fiziksel sağlığı elbette önemlidir ve aşırı sıcak havalarda gerekli önlemler alınmalıdır. Ancak bu önlemler alınırken oyunun rekabet dengesi de korunmalıdır.
Bir takımın emek vererek kurduğu baskının tek düdükle sona ermesi, rakibin ise nefeslenip yeniden organize olması, futbolun ruhuna zarar veriyor.
Futbol, dayanıklılık sporudur. Baskı altında kalmak da, o baskıyı kırmak da oyunun doğal parçasıdır. Eğer her sıkışan anda oyunu durdurursanız, saha içindeki mücadeleyi değil, molalar arasındaki planlamayı ödüllendirmiş olursunuz.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Su molası gerçekten oyuncular için mi, yoksa zor durumda kalan takımlar için verilmiş görünmez bir mola mı?
Çünkü bazen bir yudum su, rakip takım için adeta ikinci yarının başlangıcı kadar değerli olabiliyor.






















