Anasayfa
  • Tarım Haberleri
    AydınAfyonkarahisar
  • Hayvancılık haberleri
  • Köy Haberleri
  • Genel
  • Güncel
  • Spor
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Dünyadaki Türkler Almanya'daki Türkler Eğitim Arıcılık Balıkçılık Belediyeler Dünya Kadın Kültür-Sanat Magazin Muhtarlık Sıladan Haber Tarım Destek Tavukçuluk Teknoloji Yaşam Yiyecek
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Buse Gülin
  3. Birbirimizin acılarının üstüne neden basma eğilimi duyuyoruz?
Yayınlanma: 09 Haziran 2026 - 10:52

Birbirimizin acılarının üstüne neden basma eğilimi duyuyoruz?

09 Haziran 2026 - 10:52
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Buse Gülin
Buse Gülin
"Kültürler arası"
Birbirimizin acılarının üstüne neden basma eğilimi duyuyoruz?

Kayıplar, insanların yönetebileceği sonuçlar olmaktan fazlasıyla muaftırlar. Ölümü yönetemeyiz fakat onun yarattığı duygusal hücrelerin kapısını bulmak bizim elimizde. Hücresinde can çekişen bir insana, çıkış için güç bulmaya çalıştığı kapı aralığından harika manzara portreleri gösterirseniz, hücrede yaşlanma sürecini uzatırsınız. Bu, bilinen en ahlaki kuraldır.

İnsanların acılarına saygı duymuyoruz. Kimsenin kendi acısını çekiş biçimine gösterdiğimiz bir hassasiyet yok. Oysa ki adabımuaşeretin ilk kuralı, kendinde olanı başkasının gözüne ısrarla sokmamaktır. İnsanlar kapitalist dünyada her şeyi o kadar yüzeysel hâle getirdiler ki yüzeysel bakarken aslında yüzeyselleştiler.

Varlık ile yokluk hususu sadece maddi olgular veya objeler üzerinde metalaştırılıyor. Hâlbuki varlık ve yokluk, kişinin en insani hâlidir ve bireylerin hayatlarındaki her şeyi kapsar. Bilhassa insanları…

Özel günlere karşı hassasiyetim var. Bunu sayısız kez, her mecramda ifade etmeme rağmen bu konuda duyarsızlığın devam ettiğini, üstüne çığ gibi büyüdüğünü gördüğüm için yazıma konu edinme kararı aldım.

Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü derken bir yıla ait takvim içerisinde sıralanan sayısız özel dönem var. Bunların hepsinin aslında kapitalist düzlemin daha fazla kâr elde edebilmesi amacıyla tasarlanmış, insanları sadece tüketmeye yönlendiren araçlar olduğunu belirtmek istiyorum. Bu tarz günlerde her şeyi standart fiyatının ya da ederinin en az iki katına satın alıyorsunuz. Bu yüzden sistemin kendisini tüm gücüyle döndürebilmesi için ihtiyacı olan maşalar, bu “duygusal türetmeler” üzerinden temin ediliyor.

Bu yazımdaki ince nüans, kapitalizmin ne yaptığı değil, bizim birbirimize ne yaptığımız aslında. Kapitalizm bencil bir sistemdir. Sadece kendisini hayatta tutmaya odaklanır; bu yüzden insan doğasını, kültürü ve tüm diğer sosyal ve duygusal koşulları yok sayar. Bize ait olduğuna inandığımız bu özel günlerin temeli, bizim mutluluğumuzu meşru kılmak değil, tüketim ihtiyacımızı artırmaktır. Yine de bireysel açıdan bilinçli olmamıza rağmen çoğumuz isteyerek oyuna geliyoruz; hem kapitalist hem de ahlaki açıdan.

Yineliyorum: “Özel günler”… Asıl sorunumuz bu.

Bu tarz günlerde büyük büyük kelimeleri sıralayarak, sayısız sosyal medya paylaşımı üzerinden ne kadar değerli, ne kadar önemli ve ne kadar mutlu bir aileye, hayata ya da eşe sahip olduğumuzu göstermekten geri duramıyoruz. Ben başından beri buna karşı duruşu olan insanlardan biriyim. Özel hayatımı bu şekilde herkese yansıtmaktan haz almayı bir kusur olarak görüyorum ve paylaşmama adına aşırı bir hassasiyet güdüyorum. Çünkü benim mutluluğum başka birinin kaybına dokunuyor ve birinin acı çekmesine sebep oluyorum.

Anne, baba, eş, dost… İnsanın hayatında değer verdiği kişiler farklıdır çünkü hepimizin içine doğduğu çevre ve hikâyesi farklıdır. Her hikâyenin kahramanları şekil değiştirir fakat insanın finali şekil değiştirmez. Vefat ediyoruz.

Hayatta olan ebeveynlerimizin veya aile bireylerimizin varlığını, başkalarının kayıplarının canlarını yakmasını sağlayacak kadar görünür kılmak ne kadar ahlakidir?

Bunun bir gösteriş meselesi hâline geldiğini düşünüyorum. Kıyafetlerimizden tutun ailelerimize, hatta bağlarımıza kadar her şeyi sosyal medya üzerinde “nispet konusu” hâline getirdik. Kimsenin acısının sebebi olmayı umursamadan, “kıskanılmayı”, “konuşulmayı” talep ediyoruz.

Misal, Anneler Günü’nde paylaşılan sayısız görsel ve video var. Bu davranışlar, annesini bir gün önce kaybetmiş insana haksızlık değil mi? Ya da annesi uzun yıllardır olmayanlara? Daha da inciticisi, annesini hiç tanımamış, yetimhanelerde büyümüş insanları ne yapacağız? Neden insanların yaralarına çivi sokuyoruz? Oysa kapatmak, sarmak daha değerli değil mi?

Yaklaşan bir tarih olarak, önümüzde Babalar Günü var. Aynı durumu bu gün için de vurgulamak istiyorum. Şahsen babasını kaybetmiş ve bu konuda hâlâ ilk günkü kadar hassas olan arkadaşlarım var. Bilhassa onlar için sükûtumu koruyorum çünkü empati yapmak, acıya saygılı olmayı gerekli kılar.

Kimseye özel gününü yaşamasın demiyorum fakat bunu sosyal medyaya yansıtmadan yapabiliriz, değil mi? Annemin varlığını ve buna duyduğum şükranı neden bir resim ve video ile tüm sosyal medyamda ilan etmem gerekiyor? İşte tam burada duyguyu değil, daha önce bahsettiğim nispet mekanizmasını konuşuyoruz. Görünebilir olmak, kendi hayatımız üzerinden başka hayatlara dominantlık sağlamak çoğumuzun egosunu şişiriyor. Hep söylerim; bu coğrafyada ego yanlış yerden çalışıyor ve çok anlamsız şeylerle besleniyor. Kalbim kırılarak ifade ediyorum ki, bu yüzden konuştuğumuz çoğu insanın temel değerleri bir hiçlikten oluşuyor.

Toplumsal olarak ihtiyacımız olan şey sadece hassasiyet. Yan odada birinin acı çektiğini hesaba katarak kendi davranışlarımızı şekillendirmemiz gerekiyor. Şaşırtıcı olan, sosyal medyadan önce var olan geleneksel tavrımızın zaten bu olmasıydı. Sosyal medya, herkesin hayatlarını birbirleriyle yarıştırmasını sağlayacak garip bir kıskançlık hâli oluşturdu. Herkes birbirine, çoğu zaman gerçek olmayan ama sosyal medya için özellikle yaratılmış anlar, diyaloglar ve sahneler üzerinden meydan okuyor.

Sosyal medyaya yansıyan aile ilişkilerinin kaçı gerçek? Gerçekten bu kadar romantik eşlere sahip miyiz? Ebeveynlerimiz bu kadar eğlenceli mi gerçekten? Bunlar üzerine konuşulması gereken ayrı travmatik konular. “Mış gibi yapma” durumunu geçtim; göz göre göre başkalarının acılarını umursamayışımızla ilgileniyorum.

Gerçek olmayan vizyonlar oluşturmak kişinin kendi hayat hikâyesi ile ilgilidir fakat başkasının acısına göz göre göre basmak toplumsal bir ayıptır.

Sosyal medya üzerinde paylaştığımız şeylere bu yüzden dikkat etmemiz gerekiyor. Gerçekten mutluysak, ebeveynlerimiz veya eşimiz hayatta olduğu için şükran doluysak, bize yapılan jestler için memnunsak bunlar bize saklı kalabilir. Bunları paylaşmamıza, insanların canını yakacak seviyede süslememize gerek yok diye düşünüyorum, hatta yüksek sesle bunu savunuyorum.

Üzülerek söylüyorum: Ölüm her insana haktır. Hepimiz, kendimiz için dahi, bir gün bunu deneyimleyeceğiz. Başımıza geldiğinde başkasından hassasiyet beklemeden önce, bu durumda olan insanlara hassasiyet göstermeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Çünkü göstermediğimiz duyarlılığı kimseden talep edemeyiz.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • BÖLÜM II : Karanlık En Çok Nerede Yaşar? - 31 Mayıs 2026
  • KORKTUĞUMUZ ŞEYLER NEDEN HEP BİZE BENZİYORLAR?   - 25 Mayıs 2026
  • Kaybolmayı Yeni Bir Vedalaşma Türüne Dönüştürdük - 16 Mayıs 2026
  • Kayıp Çocuklar ve Kayboluşun Toplumsal Anatomisi - 10 Mayıs 2026
  • ÇOCUKLUKTAN GELEN PATOLOJİLER : EBEVEYN İSTİSMARLARI - 01 Mayıs 2026
  • Neye dönüşüyoruz? Zaman sandığımız kadar bencil mi? - 25 Nisan 2026
  • GÖRDÜĞÜMÜZ MÜDÜR GERÇEK OLAN YOKSA GÖRDÜĞÜMÜZÜN ÖTESİNDE BİRİLERİ VAR MI? - 18 Nisan 2026
  • Yansımanın Tekinsizliği: Ayna ve Benliğin Çatallaşması - 13 Nisan 2026
  • POPÜLER KÜLTÜR TRAVMASI: SUÇUN ESTETİKLEŞTİRİLMESİ - 03 Nisan 2026
  • Adı Konulamayanın Şehri: Modern Efsaneler ve Toplumsal Korku - 21 Mart 2026
  • Sessizliğin İçinde Yazılan Korku: Blair Cadısı ve Kolektif Hafızanın İnşası - 19 Mart 2026
  • Kötülük Doğuştan mı? Seri Suçlarda Çocukluk, Travma ve Toplum - 01 Mart 2026
  • Şiddetin Coğrafyası: Amerika'dan Dünyaya Suçun Anatomisi - 27 Şubat 2026
  • TAKIM ELBİSE CUMHURİYETİ: SAYGINLIK BİR KOMBİN DEĞİLDİR - 23 Şubat 2026
  • Kar Eridi, Risk Büyüdü: Karadeniz'de Sel ve Heyelan Alarmı - 06 Şubat 2026
  • MSB: Mayın tehlikesine karşı görev yapacak gemiler Karadeniz'e açıldı - 24 Ocak 2026
  • Karadeniz'in Sessiz Tanığı: Vazelon Manastırı - 08 Ocak 2026
  • Karadeniz ve Doğu Anadolu'da Çığ ve Fırtına Uyarısı - 04 Ocak 2026
  • Karadeniz kıyılarında sistematik yükseliş: Deniz seviyesi artıyor - 29 Aralık 2025
  • KOLBASTI DANSININ KARADENİZDEKİ TARİHİ - 21 Aralık 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Buse Gülin
Buse Gülin
Birbirimizin acılarının üstüne neden basma eğilimi duyuyoruz?
virtual soul
virtual soul
Galatasaray Altyapı saçmaları pardon seçmeleri
Dr. Kemal Aslan
Dr. Kemal Aslan
Küçük İnce Bir Şey: Ne Yaman Çelişki
Dr. Erkan Turan
Dr. Erkan Turan
Galatasaray Noa Lang'ı Bırakırsa Sadece Futbolcu Değil, Karakter Kaybeder
Serhat Aktaş- Veteriner Hekim
Serhat Aktaş- Veteriner Hekim
Tahtakurusundan kurtulurken hayati risk yaşanabilir mi?
Av. Nazan Türkdoğan
Av. Nazan Türkdoğan
Hayvancılık ve Tarım: Birbirine Bağlı Sektörlere Genel Bir Bakış
Hakan DİKMEN
Hakan DİKMEN
Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık Sektörünün Önemi
Dr.Engin Başçı
Dr.Engin Başçı
Hemşehrilerim Nasreddin ve Yunus'tan selamlar…
Özlem Yılmaz
Özlem Yılmaz
Kırsalda Estetik Anlayışı-Özlem Yılmaz
Gökhan Kayış
Gökhan Kayış
YÖNETİM İSTİFA-GÖKHAN KAYIŞ YAZDI
Mustafa Çatıkkaş
Mustafa Çatıkkaş
TARİHSEL SÜREÇTE BEYAZ TEN, SİYAH TEN ve AMELE YANIĞI
Erdoğan Budak
Erdoğan Budak
YOZGAT’IN YENİ GÜZELLİĞİ : FLAMİNGOLAR
Çok Okunan Haberler
Sosyal Medyanın Yeni Gözdesi: TikTok’ta Viral Olan Sokak Lezzetleri
Sosyal Medyanın Yeni Gözdesi: TikTok’ta Viral Olan Sokak Lezzetleri
Futbol Sahalarından Müzik Dünyasına: Noano (Noa Lang) & Lil Kleine –
Futbol Sahalarından Müzik Dünyasına: Noano (Noa Lang) & Lil Kleine...
Magazin Dünyasında “Nepo Baby” Tartışmaları Yeniden Gündemde
Magazin Dünyasında “Nepo Baby” Tartışmaları Yeniden Gündemde
Yozgat’ta Kurban Hazırlıkları Başladı:
Yozgat’ta Kurban Hazırlıkları Başladı: "Tarım Cebimde" ile Güvenilir...
# TBMM'de Torba Teklif Hareketliliği: 15 Milyon Kişinin Kamu Borcuna 72 Ay Taksit İmkanı
# TBMM'de Torba Teklif Hareketliliği: 15 Milyon Kişinin Kamu Borcuna...
Çuvalda Sebze Yetiştiriciliği: Dar Alanlarda Yüksek Verimin Sırrı
Çuvalda Sebze Yetiştiriciliği: Dar Alanlarda Yüksek Verimin Sırrı
Sağlık Deposu ve Egzotik: Saksıda Siyah Domates Yetiştirme Rehberi
Sağlık Deposu ve Egzotik: Saksıda Siyah Domates Yetiştirme Rehberi
Gölgesi Klimadan Daha Serin: Mucizevi Misvak (Peelu) Ağacı
Gölgesi Klimadan Daha Serin: Mucizevi Misvak (Peelu) Ağacı
Survivor Dokunulmazlık Oyununu Kim Kazandı? 16 Mayıs 2026 Eleme Adayı ve Takım Kaptanları Kim Oldu?
Survivor Dokunulmazlık Oyununu Kim Kazandı? 16 Mayıs 2026 Eleme Adayı...
Şanlıurfa’da Hasat Mesaisi Başlıyor: Biçerdöver Denetimleri İçin Çiftçiye Önemli Uyarı
Şanlıurfa’da Hasat Mesaisi Başlıyor: Biçerdöver Denetimleri İçin...
Ana Sayfa
Tarım Haberleri
Hayvancılık haberleri
Köy Haberleri
Genel
Güncel
Spor
Ekonomi
Sağlık
Dünyadaki Türkler
Almanya'daki Türkler
Eğitim
Arıcılık
Balıkçılık
Belediyeler
Dünya
Kadın
Kültür-Sanat
Magazin
Muhtarlık
Sıladan Haber
Tarım Destek
Tavukçuluk
Teknoloji
Yaşam
Yiyecek
Köşe Yazarları
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel
  • Hayvancılık haberleri
  • Köy Haberleri
  • Sağlık
  • Spor
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası
  • Ziraat Odası'ndan gübre satışı.
  • Çiftçiye verilen desteklerin birim fiyatının belirlenmesi
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.