Anasayfa
  • Tarım Haberleri
    AydınAfyonkarahisar
  • Hayvancılık haberleri
  • Köy Haberleri
  • Genel
  • Güncel
  • Spor
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Dünyadaki Türkler Almanya'daki Türkler Eğitim Arıcılık Balıkçılık Belediyeler Dünya Kadın Kültür-Sanat Magazin Muhtarlık Sıladan Haber Tarım Destek Tavukçuluk Teknoloji Yaşam Yiyecek
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Buse Gülin
  3. ASİ BİR İNANIŞ : DERDİNU SU ALSUN!
Yayınlanma: 10 Kasım 2025 - 14:45

ASİ BİR İNANIŞ : DERDİNU SU ALSUN!

10 Kasım 2025 - 14:45
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Buse Gülin
Buse Gülin
"Kültürler arası"
ASİ BİR İNANIŞ : DERDİNU SU ALSUN!

 

Yüreğimize ağır gelen kederlerle doluyuz. Limitlerimiz sürekli sınanıyor, kişisel kurallarımız zaten ihlal edildi. Kendimizi tonlarca biriktirdiğimiz kelimeyi yeniden ve yeniden yutmaya zorluyoruz. Bu kadar baskının kalbi yorduğu fazlasıyla gerçek. İnkar sadece çekilen sancının anlamlandırılmasını geciktiriyor.

İnsanın çıtası kırıldığında, hiçliğe vurur kendisini. Her deliliğin ve çizgisi belirlenmiş izolasyonun birikimiyle bir iyileşme doğar. Karadeniz'de hiçlik söz konusu olamaz. Karadeniz kendi sorunlarıyla çatışır hem de dalgalarını kullanarak.

"Derdini suya anlat, sıkıntın su gibi aksın gitsin vb" kavramlara aşina olduğunuza eminim. Aslında bu cümleler öylesine söylenmiş birer halk deyimleri değil. Kökleri sıkı sıkıya mitoloji'ye daha detaylı bilgi vermek gerekirse, Paganizm'e dayanan bir ritüeli barındırıyor. Karadeniz kültüründe de bu çerçeveyi destekler biçimde “suyun hafifletici, dinleyici, arındırıcı” gücü çok derin bir yere sahiptir. Bu inanış hem yerel halk mitolojisinin hem de çok daha eski inanç sistemlerinin birleşiminden doğar. Kültürel kod haline gelmiş bu geleneğin, Karadeniz insanı ile bileşkesini doğru okuyabilmek için öncelikle "Su ve dert" olgularının birbirleriyle kaynaştığı geçmişe bakış atmak gerekiyor.

Köken: Suya Sır Dökmenin Arkaik Anlamı

“Derdini suya anlatmak” inanışı, aslında animist (doğadaki varlıkların ruhu olduğuna inanan kişilere denir) dönemlerden gelir. Karadeniz bölgesinde özellikle de Doğu Karadeniz’de (Trabzon, Rize, Artvin hattında) su kaynaklarının bir “canı” veya  “ruhu” olduğu düşünülürdü. Bu husus, binlerce yıl öncesine, Anadolu’nun yerli halklarının doğa kültlerine kadar uzanan bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır.

O dönemlerde insanlar suya sadece fiziksel bir varlık olarak değil, " arındıran ve dinleyen bir canlı" olarak bakardı. Çünkü su, hem doğar (kaynak), hem hareket eder (dere, ırmak), hem de kaybolur (denize karışır)  yani tıpkı  "yaşayan bir varlık" gibi davranır.

Antik ve Pagan Etkiler

Bu inanışın arkasında güçlü bir antik kültürel miras vardır: Antik Yunan ve Roma döneminde, Karadeniz kıyılarındaki kolonilerde (örneğin Sinope, Trapezous yani bugünkü Trabzon) nehir tanrıları ve su perileri (nymph’ler) kültü(mitolojik anlatısı) çok yaygındı.Bu dönemde insanlar suya dua eder, suya dilek bırakır, bazen saçlarını ya da küçük nesneleri “adak” olarak suya verirdi.

Bu noktada dünya kültürlerinin birbirlerinden etkilendiği ve birbirleriyle yeniden biçimlendiği çıkarımını asla red etmemek gerekir. Tüm kültürler, birbirlerinin değerlerini kendilerine uyarlayarak aslında nesillerdir bir "karma kültürel değerler/ kodlar" inşa etmektedirler. Bu olgu suya karşı geliştirilmiş olan inançta doğrudan çalışarak, günümüzde hala varlığını devam ettiren, çok değerli bir dini ritüel yaratır. Diğer değişle; "suya dua etmek, adak adamak, dilek bırakmak vb." yaklaşımlarla ortaya çıkan inanç biçimi daha sonra Hristiyanlıkla birleşince “suya tövbe dökme” veya “vaftizle arınma” geleneğine dönüştü.

Dolayısıyla Karadeniz’in halk inanışındaki bu “suya derdini anlatma” pratiği, hem antik pagan, hem de Hristiyan dönemi arınma ritüellerinin halk kültüründeki devamı olarak tanımlanmaya son derece açıktır.

İslamiyet Sonrası Dönüşüm

Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle birlikte, eski Türklerin de kendi su kültü, Karadeniz’in yerli inanışlarıyla birleşti. Burada yine kültürel bir "kaynaşmanın" var olduğunu atlamamak gerekmektedir. İki farklı coğrafyanın birleşimi "karma kültürel değerler" yaratmıştır. Daha da detayına inmek gerekirse:

Orta Asya’da suya “su iyesi” denirdi çünkü suyun koruyucu bir ruhu olduğuna inanılırdı hatta  türk halkı bir nehirden geçerken veya suya taş atarken “su iyesi kızmasın” diye dilekler eder, bazen sessizce bekledikleri bir duruş sergilerdi. Bu gelenek Anadolu’da, özellikle Karadeniz’de, “suyun insanın içini temizlediğine” dair bir inançla bütünleşti. İslam sonrası dönemde bu pratikler tamamen kaybolmadı. Bu yüzden sadece “hurafe” olarak tanımlandıklarını söyleyemeyiz. Aslında bu pratikler kültürel bir metafor hâline geldi.

"Derdini suya anlat ki hafiflesin" keskin açıdan varlığını toplumsal hayatın içerisine yerleştirmiş bir  "modernleştirilmiş dua " halini aldı.

Halkbilimsel ve Psikolojik açıdan Yorum

Halkbilim'i açısından su, katarsis (arınma) sembolüdür. Victor Turner ve Mircea Eliade gibi ritüel teorisyenlerine göre, su ritüelleri liminal (eşiksel) bir alandır ve insanın iç dünyası ile doğa arasında bir geçit görevi görürler.

Karadeniz insanı genelde gururlu ve güçlüdür. En büyük savaşlarını duygularını kontrol etmek üzerine, kendileriyle verirler.  Karakteristik yapılarından ileri gelen sıkı kişisel yönetim  mekanizması sebebiyle duygularını içe atar, çok paylaşmazlar. Bir önceki yazımda dile getirmiştim fakat burada yeniden yinelemek istiyorum "Karadeniz insanı ketumdur. Çektiği acıyı sırtlanır ama asla kimsenin önünde düşmez." Bu yüzden derdi/ kederi suya anlatmak, “sessiz bir sırdaş bulmak” anlamına gelir. Yani aslında bu ritüel, kolektif (toplumsal) bir baş etme mekanizmasıdır: doğa bir terapi alanı hâlini alır.

 
 

Günümüze Yansımaları

Günümüzde hâlâ Karadeniz köylerinde, özellikle yaşlı kadınlarımızın şu tür ifadeleri duyulur:

"Derdumi dereye anlattum, aldi da gitdu.

Suya dedum, içum bi açildi."

-"Derdimi dereye anlattım, aldı da gitti.

Suya dedim, içim bir açıldı."

Karadeniz insanlarının kolektif( toplumsal) bir tabandan beslenen rutinleri olsa da, bireysel açıdan bunları hayatlarına yansıtış ve benimseyiş biçimleri değişkenlik gösterebilir.  Mesela bazıları gerçekten dere kenarında sessizce konuşurken, bazıları sadece elini suya sokar. Bazıları suyun içine girip bağırarak derdini anlatırken, bazıları kayalıkların üstüne oturur sadece suya bakar.. Bu sebeple Karadeniz insanını kendi coğrafyasında ve kendi rutinleri içerisinde anlamlandırmak değerlidir. Kültürü dışarıdan kuş bakışı bir analiz ile yapısını kimseye açmaz ve bu durum sağlıklı veriler elde edilmesine olanak sağlamaz. Gelenekselliğini kendi bağlamı içerisinde gözlemlediğinizde, her hareketin, konuşmanın hatta sizinle sürdürülen iletişimin tonunun bir anlamı olduğunu fark edersiniz. Buradan konuma geri dönecek olursam, 

Karadeniz kültüründe suya dert anlatmak dediğinizde kaleme alınabilecek tek cümle var : Bu husus, kökeni binlerce yıl öncesine dayanan doğal bir arınma ayinidir ama halk dilinde hala sadeleşmiş bir biçimiyle yaşıyor.

Sevgilerimle,

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Asturias: Doğa Hiçbir Zaman Sessiz Değildi - 13 Temmuz 2026
  • İnsan Sevdiğini Geri Getirmek İsterken Ölümü mü Yenmeye Çalışır, Yoksa Kendi Çaresizliğini mi? - 09 Temmuz 2026
  • Ritüeller Gerçekten Kimi Değiştirir? Tanrıları mı, İnsanları mı? - 03 Temmuz 2026
  • Neden Hâlâ Van Gogh'a Bakıyoruz? - 26 Haziran 2026
  • Bir Küfür Meselesi Değil - 20 Haziran 2026
  • Neden Bazen Kadınlar da Sistemin Bekçisine Dönüşüyor? - 14 Haziran 2026
  • Birbirimizin acılarının üstüne neden basma eğilimi duyuyoruz? - 09 Haziran 2026
  • BÖLÜM II : Karanlık En Çok Nerede Yaşar? - 31 Mayıs 2026
  • KORKTUĞUMUZ ŞEYLER NEDEN HEP BİZE BENZİYORLAR?   - 25 Mayıs 2026
  • Kaybolmayı Yeni Bir Vedalaşma Türüne Dönüştürdük - 16 Mayıs 2026
  • Kayıp Çocuklar ve Kayboluşun Toplumsal Anatomisi - 10 Mayıs 2026
  • ÇOCUKLUKTAN GELEN PATOLOJİLER : EBEVEYN İSTİSMARLARI - 01 Mayıs 2026
  • Neye dönüşüyoruz? Zaman sandığımız kadar bencil mi? - 25 Nisan 2026
  • GÖRDÜĞÜMÜZ MÜDÜR GERÇEK OLAN YOKSA GÖRDÜĞÜMÜZÜN ÖTESİNDE BİRİLERİ VAR MI? - 18 Nisan 2026
  • Yansımanın Tekinsizliği: Ayna ve Benliğin Çatallaşması - 13 Nisan 2026
  • POPÜLER KÜLTÜR TRAVMASI: SUÇUN ESTETİKLEŞTİRİLMESİ - 03 Nisan 2026
  • Adı Konulamayanın Şehri: Modern Efsaneler ve Toplumsal Korku - 21 Mart 2026
  • Sessizliğin İçinde Yazılan Korku: Blair Cadısı ve Kolektif Hafızanın İnşası - 19 Mart 2026
  • Kötülük Doğuştan mı? Seri Suçlarda Çocukluk, Travma ve Toplum - 01 Mart 2026
  • Şiddetin Coğrafyası: Amerika'dan Dünyaya Suçun Anatomisi - 27 Şubat 2026
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Buse Gülin
Buse Gülin
Asturias: Doğa Hiçbir Zaman Sessiz Değildi
Serhat Aktaş- Veteriner Hekim
Serhat Aktaş- Veteriner Hekim
​​​​​​​Yazın Sessiz Tehdidi: Hayvanların Sıcağa Karşı Mücadelesi
Dr. Erkan Turan
Dr. Erkan Turan
Su Molası mı, Oyun Molası mı?
virtual soul
virtual soul
Galatasaray Altyapı saçmaları pardon seçmeleri
Dr. Kemal Aslan
Dr. Kemal Aslan
Küçük İnce Bir Şey: Ne Yaman Çelişki
Av. Nazan Türkdoğan
Av. Nazan Türkdoğan
Hayvancılık ve Tarım: Birbirine Bağlı Sektörlere Genel Bir Bakış
Hakan DİKMEN
Hakan DİKMEN
Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık Sektörünün Önemi
Dr.Engin Başçı
Dr.Engin Başçı
Hemşehrilerim Nasreddin ve Yunus'tan selamlar…
Özlem Yılmaz
Özlem Yılmaz
Kırsalda Estetik Anlayışı-Özlem Yılmaz
Gökhan Kayış
Gökhan Kayış
YÖNETİM İSTİFA-GÖKHAN KAYIŞ YAZDI
Mustafa Çatıkkaş
Mustafa Çatıkkaş
TARİHSEL SÜREÇTE BEYAZ TEN, SİYAH TEN ve AMELE YANIĞI
Erdoğan Budak
Erdoğan Budak
YOZGAT’IN YENİ GÜZELLİĞİ : FLAMİNGOLAR
Çok Okunan Haberler
Tavuk ve yarka fiyatları Yarka Seçimi ve Kümes Kurulumunda 2026 Rehberi
Tavuk ve yarka fiyatları Yarka Seçimi ve Kümes Kurulumunda 2026 Rehberi
Buzağı Öksürüğünü Önlemede Probiyotik Çözümler: Bütüncül Bir Yaklaşım
Buzağı Öksürüğünü Önlemede Probiyotik Çözümler: Bütüncül...
Altın yatırımcısının beklediği haber geldi mi? 18 Haziran 2026 altın Fiyatları
Altın yatırımcısının beklediği haber geldi mi? 18 Haziran 2026...
19 Haziran 2026 Cuma TV Yayın Akışı: Detaylı Yayın Rehberi
19 Haziran 2026 Cuma TV Yayın Akışı: Detaylı Yayın Rehberi
Yaz Aylarında kabus başlıyor! Evde Tamamen Doğal Ve Etkili Sinek Kovucu Yöntemler Ve Hazırlanış Rehberi
Yaz Aylarında kabus başlıyor! Evde Tamamen Doğal Ve Etkili Sinek Kovucu...
28 Haziran İstanbul Konser Takvimi: Bugün İstanbul'da Hangi Konserler Var?
28 Haziran İstanbul Konser Takvimi: Bugün İstanbul'da Hangi Konserler...
Türkiye'de En Çok İzlenen Dizi Ve Filmler Belli Oldu 29 Haziran 2026! İşte Haftanın Zirvedeki Yapımları
Türkiye'de En Çok İzlenen Dizi Ve Filmler Belli Oldu 29 Haziran 2026!...
Saman Balyası Fiyatları Belli Oldu Üretici Ve Yetiştirici İl İl Güncel Piyasa Verilerini Takip Ediyor
Saman Balyası Fiyatları Belli Oldu Üretici Ve Yetiştirici İl İl...
2026 Güncel Besi Yemi Fiyatları Listesi Açıklandı! En İyi Besi Yemi Çeşitleri, Protein Oranları Ve Kullanım Rehberi
2026 Güncel Besi Yemi Fiyatları Listesi Açıklandı! En İyi Besi Yemi...
Genç Oyuncu Ceren Ayruk Kimdir Rol Aldığı Diziler Ve Kariyerindeki Büyük Çıkışı
Genç Oyuncu Ceren Ayruk Kimdir Rol Aldığı Diziler Ve Kariyerindeki...
Ana Sayfa
Tarım Haberleri
Hayvancılık haberleri
Köy Haberleri
Genel
Güncel
Spor
Ekonomi
Sağlık
Dünyadaki Türkler
Almanya'daki Türkler
Eğitim
Arıcılık
Balıkçılık
Belediyeler
Dünya
Kadın
Kültür-Sanat
Magazin
Muhtarlık
Sıladan Haber
Tarım Destek
Tavukçuluk
Teknoloji
Yaşam
Yiyecek
Köşe Yazarları
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel
  • Hayvancılık haberleri
  • Köy Haberleri
  • Sağlık
  • Spor
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası
  • Ziraat Odası'ndan gübre satışı.
  • Çiftçiye verilen desteklerin birim fiyatının belirlenmesi
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Mastodon