Trabzon – Karadeniz Bölgesi’nde yüzyıllardır kullanılan “sevdaluk” kavramı, yalnızca bireysel bir aşk ilişkisini değil, aynı zamanda bölgenin sosyal yapısını, aile ilişkilerini ve sözlü kültürünü şekillendiren bir değerler bütünü olarak varlığını sürdürüyor.
![]() |
Kelime, özellikle Trabzon, Rize ve Artvin yörelerinde “sevda, gönül bağı, duygusal ilişki” anlamıyla kullanılıyor. Bu kullanım, bölge ağızlarında, anonim türkülerde ve sözlü anlatılarda tarihsel olarak kayıt altına alınmış bir kültürel olgu.
Kültürel Bellekte Sevdaluk
Karadeniz’in kırsal bölgelerinde sevdalık ilişkileri, uzun yıllar boyunca aile onayı, toplumsal baskı, ekonomik zorluklar ve göç gibi faktörlerle şekillenmiş bir pratik olarak biliniyor.
Yerel halkbilimi çalışmalarında, gençlerin sevdalık döneminde toplumsal normlara bağlı kalarak iletişim kurdukları; horon, imece günleri ve yayla etkinliklerinin bu ilişkilerin görünür olduğu sosyal alanlar haline geldiği aktarılıyor. Bu bilgiler, bölgede uzun yıllardır yapılan halkbilimi, sosyoloji ve kültürel antropoloji çalışmalarında ortak bir bulgu olarak yer alıyor.
Türkülerde Sevdaluk İzleri
Karadeniz türküleri, sevdalık temasının en güçlü şekilde hissedildiği kültürel alanlardan biri. Anonim türkülerde sıkça karşılaşılan temalar:
- kavuşamama,
- aile baskısı,
- gurbet,
- uzun süren gönül ilişkileri,
- toplumsal engeller.
“sevdaluk”, bu eserlerde çoğu kez sadakat, bağlılık ve dirençli sevda anlamında işleniyor. Örneğin:
"Ben Seni Sevduğumu Dünyalara Bildurdum”
(Trabzon, anonim- Kaynak:TRT THM Repertuvarı)
"Oy Ben Seni Sevdim Sevdalı Buldum"
(Derleme Sözlüğü, Trabzon yöresi kayıtları)
Yukarıdaki türkülerden sağlanan kesitlerden de görülebileceği üzere, sevdalık ilişki, tarihsel bağlamıyla, göç, yoksulluk, coğrafi engellerle birlikte anlatılıyor. Bu türküler akademik derlemelerde kayıtlıdır ve anonimdir; bu sebeple kurgulanmadıklarını veya sonradan oluşturulmadıklarını yinelemekte fayda görmekteyim. Ayrıca türkülerin anonim olması, birden fazla adı olmasına da sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla, aynı türküyü farklı adlarla veya varyasyonlarla dinlemekte mümkündür.
![]() |
Günümüzde Sevdaluk
Bölgede yapılan güncel kültürel gözlemler, sevdalığın hâlâ bir bağlılık ve sadakat ilişkisi olarak görüldüğünü ortaya koyuyor özellikle Karadeniz kültürü ve geleneği baz alındığında, "sevdaluk" kavramının bir "efsane" halini aldığını görmek kaçınılmazdır.
Bunun yanında, yayla şenlikleri, düğünler ve yerel festivaller hâlâ gençlerin bir araya geldiği toplumsal alanlar olarak önemini koruyor ve kültürel çerçevenin kolaylıkla gözlemlenmesini sağlıyor. Kırsal bölgelerde aile onayı geleneksel önemini korurken, kentleşme ve iletişim teknolojilerinin etkisiyle sevdalık ilişkileri daha görünür hale geliyor.
![]() |
Toplumsal Kimliğin Bir Parçası
Antropolojik değerlendirmelerde, sevdalığın Karadeniz’de yalnızca romantik bir ilişki biçimi değil, aynı zamanda kimlik, aidiyet ve topluluk hafızası taşıyan bir kültürel değer olduğu vurgulanıyor.
Sonuç olarak:
Sevdaluk, Karadeniz’de hem sözlü kültürde hem de toplumsal ilişkilerde varlığını sürdüren, tarihsel kökleri derin bir gelenek olarak yaşamaya devam ediyor. Bu gelenek sık sık dizilere konu edilerek, kültürün varlığı farklı nesillere ve coğrafyalara aktarılıyor. 2013-2014 yılları arasında, Çamlıhemşinde çekilen Sevdaluk dizisi bu veriye keskin bir örnek olarak kullanılabilir. Erdal Özyağcılar ile Demet Akbağ'ın başrollerini paylaştığı dizi, 1 sezon boyunca Rize'de çekildi ve çekildiği bölgeye fazlasıyla ilginin oluşmasına sebebiyet verdi. Bugün dahi Çamlıhemşinde, dizinin etkilerini görmek mümkün.
Ayrıca, sevdaluk güncel dizilerde hala karşımıza çıkarak, yüzyıllık bir direnişin, asi ve özgür bir duygusal yapının temsilini sağlamaya devam etmektedir.

























