Karadeniz'in Zorlu Coğrafyasında Fındık: Üreticinin Geçim Savaşı ve Yeni Fiyatlandırma Beklentisi
Karadeniz, insanı, toprağı ve topraktan elde ettiği tüm ürünleriyle fazlasıyla bilinen bir bölgemizdir. Kendine has yırtıcı dalgaları, hoyrat rüzgarı ve tonajı mümkün olmayan yağmurlarıyla ve bu yağmurlara ek gelişen toprak kaymalarıyla coğrafi olarakta pek kolay şartlara sahip değildir.
Bölgeden bölgeye değişkenlik gösteriyor olsa da, toprağının öncelikle bilinen 2 adet mahsülü vardır; Çay ve Fındık.
Karadeniz'de fındık söz konusu olduğunda, yaklaşık 700-750 bin hektarlık alanda üretim yapılıyor. Ortalama 400- 450 bin ailenin ise, fındık üretiminden geçimini sağladığı bilinmektedir.
Bu veriler, fındığın bölge ekonomisindeki hayati değerini açıkça ortaya koymaktadır.
Fiyat Hayal Kırıklığı ve Yüksek Maliyetler
Ancak, her sene olduğu gibi, bu sene de köylerde yaşayan üreticilerin kalbinin kırıldığı bir döneme giriş yapılmış durumda. Üreticilerin büyük çoğunluğu düşük fiyatlar ve yüksek maliyetler sebebiyle sıkıntılı dönemler geçiriyor.
2023- 2024'te açıklanan resmi taban fındık fiyatı 82.5 TL/kg olarak belirlendi.
Piyasa fiyatlarına göre, kalite/ aracı ve teslimat koşulları baz alınarak, rakamlar 95-100 TL'yi bulabiliyordu.
Bölge halkı, mazot, gübre ve işçilik giderlerinin artmasına rağmen, açıklanan resmi fındık alım fiyatlarının beklentilerin çok altında kalmasından şikâyetçi. Fiyatlandırma hususunda, harcanan emeğin ve fındıkların sağlıklı kalabilmesi adına düzenli gösterilen maddi- manevi çabanın yeterince dikkate alınmıyor olması, üreticilerin motivasyonunu ciddi oranda etkiliyor.
Zorlu Üretim Süreci ve Rekolte Düşüşü
Fazlasıyla dik arazileri ve sert mevsimsel geçişleri sebebiyle mahsül ediniminin ve mahsülün sağlıklı kalabilmesi adına izlenen sürecin diğer illere göre daha zor olması, elde edilen ürünlerin işçilik açısından da daha değerli olmasını sağlıyor.
Fındık üretiminde yönetilen süreç, düzenli bakım, toprağın işlevsel kalabilmesi için çeşitli işlemler ve özellikle hasat ve kurutma döneminde yağmursuz bir aralık gerektiriyor. Dolayısıyla, fındık üreticileri sağlıklı bir mahsül için topraklarına yoğun emek ve zaman harcıyorlar.
Gösterilen emeğe ve harcanan zamana rağmen, bu yıl fındık üretiminde bir gerileme mevcut:
TMO genel müdürü Ahmet Güldal'ın açıklamalarına göre, 2025 yılı itibariyle Türkiye’de fındık üretimi önceki yıla göre yaklaşık %37 oranında düşüş göstermiş bulunuyor. Geçen sene 717 bin ton olan rekoltenin, bu yıl 453 bin ton olduğu açıklandı.
Bu kaybın kökeninde genel olarak Karadeniz bölgesinde ilkbahar geç donları ve yazın aşırı yağışlar nedeniyle ürün kaybı, bazı bölgelerde ağaç yaşlanması ve bakım eksiklikleri, kuraklık ve iklim değişikliğinin etkisi bulunuyor. Bu şartlar özellikle Ordu ve Giresun civarında var olan verimi olumsuz etkiledi.
Üreticinin Talebi ve Gelecek Kaygısı
Gösterilen emeğe ve üretimde stabil olmayan hasatlara rağmen, üreticiler yıllardır alın terinin karşılığını alamadıklarını, bu yüzden gençlerin tarımdan uzaklaştığını ve köylerden kente göçün arttığını söylüyor.
“Fındık bizim ekmeğimiz, ama artık ekmeğimizi büyütmüyor” diyen köylüler, devletin daha adil bir fiyat politikası belirlemesini ve bunu hızlıca uygulamaya geçirmesini talep ediyorlar.
Uzmanlara göre, fındık Karadeniz için yalnızca bir geçim kaynağı değil; aynı zamanda bölgenin kültürel ve sosyal yaşamının da temel taşı konumunda bulunuyor. Bu nedenle üreticinin emeğini koruyacak düzenlemelerin yapılması, köylerin ve mahsül ediniminin geleceği açısından hayati önem taşıyor.
Yeni Fiyat Açıklaması
TMO'nun resmi sitesinde yeni açıklanan 2025-2026 fındık alım rakamlarına göre,
Giresun kalite fındık 200 TL
Levant kalite 195 TL
gözüküyor.
Fındık alımı için açıklanan fiyat baz alındığında, daha önceki dönemlere nazaran rekor bir yükseliş mevcut olduğu görülüyor. Belirlenmiş bu yeni fiyatın işçilerin maliyetlerini karşılayıp karşılamadığı ve geçim sıkıntısının önüne geçip geçmediği ilerleyen günlerde belli olacak.






















